21.07.2011

BenModa Ile Takip Et!




Iphone ve Ipad kullanıcıları için geliştirilen bir uygulama ile karşınızdayım bugün. Bloglar, Tasarımcılar, Butikler ve Markalar.. Kısacası moda ile ilgili aradığınız herşeye sadece BenModa ile ulaşabilirsiniz. Tabii ki ben de BenModa'dayım. Beni ve modayla iligli herşeyi, tüm gelişmeleri kolayca takip etmek için BenModa'yı kullanmanızı şiddetle tavsiye ediyorum.


20.07.2011

Tasinyorum!

Son birkaç haftadır ev iyice bambaşka bir şekle dönüştü. Yerlerde gezinen eşyalar, kutular, bantlar, pıtpıtlı kağıtlar.. Sinirlerime hakim olmaya çalışsam da kabul ediyorum ki ben bu taşınma işini sevmedim..

3 sene önce İstanbul'dan Napoli'ye bir bavul eşya ile gelen ve sadece ihtiyacım olan kadar şeyi burdan aldığıma inanan ben, şimdilerde şok içindeyim. Mobilya olarak neredeyse hiçbirşey götürmüyoruz, ama yine de 10 metreküpü açmış durumdayız. Onlarca kolinin arasında yaşamaya çalışmaktan şikayet etsem de, ayakkabı ve çantalarımın bu konudaki yardımlarını göz ardı etmemeliyim.

Başarabildiğim kadar bloga ara vermemeye çalışacağım, ancak sıklıkla twitter'dan gözüme takılan şeyleri paylaşmak benim için daha kolay olacak. Artık yurda dönüş vakti, bekle beni İstanbul..

Resort 2012 : Prada

13.07.2011

Gunes Gozlugunde Son Trendler

Neredeyse bir aydan fazla süredir kendimi yiyip bitirdiğim, arayıp da bulamadığım ipuçlarına sonunda kavuştum. Bugünün konusu, yazın vazgeçilmez baş aksesuarı olan güneş gözlükleri.. 

Aslında bana bir ömür boyu yetecek güneş gözlüğüne sahibim. Ama yine de son bir aydır yeni bir arayış içerisindeyim, ve kötü haber: hiçbir fikrim yok! (-tu) Ta ki şu ana kadar.. Siz de klasik güneş gözlüğünüzün yanına bir yenisini eklemek istiyorsanız, mutlaka 2011 yazının güneş gözlüğü trendlerine önem vermelisiniz. Muhteşem parçlar var!

Yuvarlaklar

70'lerin hippi görünümünün çok ötesine uzanabilen, özellikle deniz kenarında pek çok gözlük gibi sizi bunaltıp terletmez, yuvarlak ve ince çerçeveli gözlükler.

Geçen yazdan kalan boho etkisinin de devam ettiği şu günlerde, uzun desenli elbiseler, parmak arası sandalet ve hasır şapkalarla her türlü mükemmel uyarlar.

Bende var, üstelik vintage. Tavsiye ederim..

Üst: The Row by Linda Farrow
Alt: Persol


Barok Esintileri

İlk olarak Spring 2011 Prada defilesinde gördüğümüz, günümüzde barok akımının öncüsü sayılabilecek bu mükemmel gözlükleri taşımanın biraz cesaret istediğinin elbette farkındayım. 

Ama yine de konu moda olduğunda cesur olmak gerekir. Uzun süredir alsam mı almasam mı diye vitrinden incelediğim gözlüklerden biri olduğunu söyleyebilirim. Ve kesinlikle maskülen bir takım veya resmi-şık bir kombine çok yakışacağını düşünüyorum.

Üst: Prada
Alt: Emilio Pucci 

Tam Daire 

İşte karşımızda her yüz tipine yakışmayacak bir gözlük. Mesela bana asla yakışmıyor. Yuvarlak yüz hatlarına ve hafiften dolgun yanaklara sahipseniz hayal dahi etmek yasak! Çizgi film karekterinden başka bir şeye benzemiyorsunuz..

Ben özellikle Chloe'nin bu tarz bir gözlüğüne vurgunum ama ne yapalım, kader. Kullanamasanız bile, bu yazın favorilerinden biri olduğunu bilmelisiniz.

Üst: François Pinton
Alt: Tom Ford

Color Block

Her ne kadar etrafımda sürekli olarak renkli Ray-Ban Wayfarer'larıyla dolaşan, binlerce genç çoluk çocuk görsem de vazgeçemiyorum. Kırmızı Wayfarer sanırım benim çocukluk aşkım.

Özellikle color block trendinin iyice yaygınlaştığı günlerde bir adet renkli gözlük edinebilirsiniz. Yalnız her an çantanızda taşıyıp, güneş çıktığında takabileceğiniz türden bir gözlük değil. Üstelik önümüzdeki yaza modasının geçmesi muhtemel. Dediğim gibi bende var, ama şiddetle tavsiye edemiyorum.

Üst: YSL
Alt: Versace

KediGözü

Yine Prada'nın öne sürmüş olduğu ve benim bayıldığım bir gözlük çeşidi. Cat eye denilen bu gözlük çeşidi kesinlikle favorim. Kendinizi Breakfast at Tiffany's filminde hissedeceğiniz bu gözlüklere en kısa sürede sahip olmalısınız.

Her an takabilir ve kendinizi mükemmel hissedebilirsiniz. Ben Fossil'den aldım. Şeklinden çok memnun olmasam da, gözlük kalitesi olarak pek çok markadan daha üst seviyede. Daha iyisini bulana kadar, en iyisi bu mantığı içerisindeyim.
Üst: Chanel
Alt: Ralph Lauren
Kaplumbağa?

Açıkçası bu dünya harikası gözlüğe neden kaplumbağa denildiğini çözemedim. Benim bilmediğim zamanlarda, bir çizgfilmdeki kaplumbağa ve onun kaşlarına benziyor olabilir.

Özellikle Ray-Ban'in Clubmaster versiyonuna hayranım diyebilirim. Son zamanlarda en çok gözümün kaydığı, gidip gelip deneyerek tezgahtar kızı verem etme olasılığımı arttıran güneş gözlüğü işte bu. Oldukça havalı ve soğukkanlı gözükmenizi sağlar. Özellikle yırtık jean şort, beyaz bol gömlek ve krem rengi fötr şapka ile gözümde canlandığını farkediyorum. Sanırım yarın ilk işim gidip almak olacak.

Üst: Dolce & Gabbana
Alt: Ray-Ban

Kemik Rengi

Natürel tonlarda bir gözlüğünüzün olması size asla zarar vermez. Pek çok şekilde kullanabilirsiniz ve modası asla geçmez. Geçse bile aşırı baskın bir model olmadığı için yıllarca kullanabilirsiniz. Zaten adı üzerinde Natürel.

Evladiyelik dediğimiz türden bir gözlük haline getirebilirsiniz. Kaliteli ve sağlıklı bir markadan alıp, en sık kullanılan gözlük sıralamasında siyahın yerine koymak mantıklı olabilir. Tavsiye ediyor muyum bilemedim. Olsa da olur, olmasa da olur.

Üst: Alexander McQueen
Alt: Miu Miu







viastyle.com
   

11.07.2011

Podyum Arkasi : 2011 Fall Haute Couture Week



sanırım bütün söyleyebileceğim, orada olmak istediğimdi.

viavogue

8.07.2011

Summer In The City - Koray Birand


------Hepimizin bayıldığı, adeta bir moda dergisini andıran Net-a-Porter ve favori fotoğrafçılarımdan Koray Birand işbirliği ile mükemmel bir editorial gerçekleşti..

Online satış sitelerinin artması ile iyice kızışan bu pazarda, herkes birbiri önüne geçmek için yarışıyor ve bizler bu işten karlı çıkanlar oluyoruz. O kadar çok seviyorum ki editorialleri, sanırım yıllar önce fotoğrafçılığa başlamamın asıl sebebi de buydu. Mesleğinizle en sevdiğiniz hobinizi bir araya getiren birşey bulduğunuzda sakın kaçırmayın derim :) Öyle ki sadece editorialleri takip ederek bile bir ömrümü geçirebilirim.

Koray Birand'ın ellerinden çıkan bu harika (yine mi harika dedim?) editorialde, kolayca herkesin uygulayabileceği iş şıklığı tadında bir styling var. Hele bir de bu kombinleri Helmut Lang, Elizabeth and James, Miu Miu, DKNY ve Michael Kors gibi isimler tamamlıyor ki, söyleyecek başka söz bulamıyorum. Her parçaya sahip olmak istiyorum.

-Bu arada ilgilenenlere, Net-a-Porter 'de şuan %70 indirim var, kaçırmayın derim-





viafgr

Fashionary



"Fashionary"; Fashion (moda), Dictionary (sözlük) ve Diary (günlük) kelimelerinin karışımından doğan bir tür hazır sketcbook (eskiz defteri). Tabii biz üniversitede kendimiz hazırlardık bunları, hatta önceden silüet hazırlamamıza bile izin vermezlerdi. Eski sancılı günler :)

Sketchbook, genel olarak moda tasarımcıları için üretilen, her an aklınıza geldiğinizde çantanızdan çıkarıp birşeyler karalayabileceğiniz defterinizdir. Tabii ben hiçbir profesyonel tasarımcının böyle birşeyle dolaştığını görmedim. Ağırlıklı olarak öğrenciler veya modaya merak salmış kişiler için ideal olacaktır.

İçinde tasarımla ve işin teknik boyutu olan kalıpla ilgili ipuçları ve genel bilgileri bulabilir, sizi tasarıma yönlendirecek pek çok ilham kaynağı görebilirsiniz. Temel giysilerin çizimleri ve boş silüetler (yani mankenler) olan bu not defteri tadındaki Fashionary, şimdilerde Hong Kong'lu tekstil perakendecisi I.T ile bir üst basamağa çıkmış durumda.

Özellikle bu yazın neon trendinden ilham alınarak ve kısa süre için üretilen Fashionary'nin fuşya, turuncu, mavi ve fosforlu yeşil ile kaplanan sketcbookları $24.90'dan satışa sunuluyor..




viasupercoolr







4.07.2011

Dekorasyon: Fuaye

Oldum olası sevmem ev düzeninde boş antreleri, fuayeleri, holleri, koridorları.. Bizim apartman siztemimizde fuayelere çok fazla yer verilmiyor ancak bazı evlerde nedense! ilginç boşluklar olabiliyor. Aklınıza gelebilecek her alanı doldurmanızı tavsiye ederim. Boş yerler sanki kör noktalar gibi gelir bana hep, kasvetli ve sıkıcı olurlar. Oraları da dolduralım sevinsinler :)

Feng Shui gibi şeylerele pek ilgim alakam yoktur ama boş ve kullanılmayan alanların, sırf derli toplu ve temiz görünsün diye olduğu gibi bırakılan alanların evin enerjisini çektiği fikri çok da saçma gelmiyor. Hele ki yanından geçerken bana verdiği huzursuz ve kasvetli his bu tezi doğrulamaya yetiyor da artıyor bile..

Biliyorsunuz, 3 senedir Napoli'de yaşıyorum ancak yavaş yavaş yurda dönmenin zamanı geldi. Eşim sağolsun hiçbirşeye elini sürmüyor, dekorasyon konusunda herşeyi bana bırakması zaten karışık olan işlerin daha da içinden çıkılmaz bir hal almasına yol açıyor. Sanırım en sonunda ben seçemedim sen keyfine göre ne istiyorsan git al demek zorunda kalacağım :) Ama olsun araştırmak, yeni evimizle ilgili hayal kurmak bile güzel.

Şimdi, gelelim bugünün konusu fuayelere.. Topladığım fotoğraflar çok yol gösterici olmayabilir ama en azından kafanızda bir fikir yaratacağını düşünüyorum. Mesela ben evimde olacak boş alanlar için şunları düşünüyorum:

-Evin genel dekorasyonuna uymayan ama çok hoşuma giden birkaç parça eşyayı orada birleştirebilirim. Antika bir masa, el oyması bir sandalye ve üzerine kanaviçe işlenmiş bir yastık, birkaç parça kuru çiçek ve bir resim olabilir..

-Gezdiğimiz yerlerden topladığım, onbinlerce süs eşyası için düzenlenmiş özel bir köşe olabilir..

-Normalde almaya cesaret edemeyeceğimiz türden, aşırı otantik - geleneksel bir parça veya aşırı modern bir sanat eseri olabilir..

-Eğer iyi gün ışığı alan bir yer ise, canlı çiçeklerin özellikle de succulandlerin bulunduğu bir raf olabilir..

Önemli olan tek şey yanından geçerken kendinizi mutlu hissetmeniz :)









viaelledecor

2.07.2011

tara doughans


Son zamanların en beğendiğim moda illüstratörlerinden biri; Tara Doughans. Özellikle "Boys will be boys" adlı illüstrasyon editoriali ile adından sıkça söz ettiriryor. Dior Homme, Alexander McQueen, Raf Simons, Thom Browne, Ann Demeulemeester ve Dries Van Noten'in sonbahar koleksiyonlarının öne çıkan parçalarından esinlendiği, 6 parçalık bu tarot editoriali mükemmeldi.

Ama bugün sizlere bahsetmek istediğim, Doughans'ın son illüstrasyon serisi olan "Like a moth to a flame" (Ateşe giden güveler gibi, daha içi çeviri için tıklayın)














Ann Demeulemeester, Dries Van Noten, Martin Margiela ve Haider Ackermann gibi isimlerin yetiştiği The Royal Academy of Fine Arts Antwerp (Antwerp Kraliyet Güzel Sanatlar Akademisi) Belçika'da yer alıyor. Canada doğumlu, Londra'da yaşayan illüstratör Tara Doughans ise, bu seneki moda bölümü yüksek lisans mezunlarından ilham alarak oluşturmuş editorialini.

Tara Doughans hakkında daha fazla bilgi için tıklayın.





  • Doğum Hikayemiz - 40+4 e geldiğim 23 Aralık gecesi 7-8 defa sancı benzeri bir ağrı beni uyandırdı ama uykuma devam edebildim. Sanırım saatte 1 geliyordu. Sabah 7.35’te Uğu...
    3 yıl önce

Her Hakkı Saklıdır © Bu sitede yer alan hiçbir veri, izin alınmadan kopyalanamaz, başka bir yerde yayımlanamaz.



Web Analytics