![]() |
![]() |
Kelimenin tam anlamıyla büyülenmiş durumdayım. Aslında öyle çok da büyülenecek birşey yok, ama neden bilmiyorum bu gri-pastel tonlarda döşenmiş, duvarlarında büyük büyük resimler ve fotoğraflar asılı, dekoratif eşyaların kendisinin minicik etkisinin büyük olduğu ev! Muhteşem.
Tüm fotoğraflar için "devamı"na tıklamayı unutmayın.
Oldum olası sevmem ev düzeninde boş antreleri, fuayeleri, holleri, koridorları.. Bizim apartman siztemimizde fuayelere çok fazla yer verilmiyor ancak bazı evlerde nedense! ilginç boşluklar olabiliyor. Aklınıza gelebilecek her alanı doldurmanızı tavsiye ederim. Boş yerler sanki kör noktalar gibi gelir bana hep, kasvetli ve sıkıcı olurlar. Oraları da dolduralım sevinsinler :)
Feng Shui gibi şeylerele pek ilgim alakam yoktur ama boş ve kullanılmayan alanların, sırf derli toplu ve temiz görünsün diye olduğu gibi bırakılan alanların evin enerjisini çektiği fikri çok da saçma gelmiyor. Hele ki yanından geçerken bana verdiği huzursuz ve kasvetli his bu tezi doğrulamaya yetiyor da artıyor bile..
Biliyorsunuz, 3 senedir Napoli'de yaşıyorum ancak yavaş yavaş yurda dönmenin zamanı geldi. Eşim sağolsun hiçbirşeye elini sürmüyor, dekorasyon konusunda herşeyi bana bırakması zaten karışık olan işlerin daha da içinden çıkılmaz bir hal almasına yol açıyor. Sanırım en sonunda ben seçemedim sen keyfine göre ne istiyorsan git al demek zorunda kalacağım :) Ama olsun araştırmak, yeni evimizle ilgili hayal kurmak bile güzel.
Şimdi, gelelim bugünün konusu fuayelere.. Topladığım fotoğraflar çok yol gösterici olmayabilir ama en azından kafanızda bir fikir yaratacağını düşünüyorum. Mesela ben evimde olacak boş alanlar için şunları düşünüyorum:
-Evin genel dekorasyonuna uymayan ama çok hoşuma giden birkaç parça eşyayı orada birleştirebilirim. Antika bir masa, el oyması bir sandalye ve üzerine kanaviçe işlenmiş bir yastık, birkaç parça kuru çiçek ve bir resim olabilir..
-Gezdiğimiz yerlerden topladığım, onbinlerce süs eşyası için düzenlenmiş özel bir köşe olabilir..
-Normalde almaya cesaret edemeyeceğimiz türden, aşırı otantik - geleneksel bir parça veya aşırı modern bir sanat eseri olabilir..
-Eğer iyi gün ışığı alan bir yer ise, canlı çiçeklerin özellikle de succulandlerin bulunduğu bir raf olabilir..
Önemli olan tek şey yanından geçerken kendinizi mutlu hissetmeniz :)
3 ay sonra taşınacak olmamın da verdiği endişe ile, kendimi neredeyse tamamen dekorasyona vermiş durumdayım. Dekorasyon sitelerine üye olmalar, başucunda dergi ve not kağıtlarıyla uyumalar sonunda meyvesini vermeye başladı. Yavaş yavaş yeni evimizin dekorasyonu hakkında fikir sahibi olmaya, oda oda tema belirlemeye başladım. Hatta dekorasyon konusunda vereceğiniz fikirlere, önereceğiniz internet sitelerine oldukça açığım.
Ama bugün size bundan değil, WhoWhatWear adlı moda-magazin sitesinin editörlerinden Katherine Power'ın Los Angeles'taki evine ne kadar bayıldığımdan bahsetmek istiyorum. Tam anlamıyla değil ama hayallerimdeki dekorasyona oldukça yakın bir tarza sahip. Evini yenilemeyi düşünen veya sadece dekorasyondan hoşlanan herkese ilham kaynağı olacağından eminim..
Modern dekorasyonda, her ne kadar pek çok kimse önemsemese de, en etkili özellik duvar kağıtlarıdır. Düz beyaz bir duvarla, size özel bir duvar kağıdının farkını denemeden bilemezsiniz. Studio Nommo çok özel tasarım duvar kağıtları ile dekorasyonunuzu baştan yaratıyor.
2007'den beri pek çok yabancı ve Türk illüstratörle çalışan Studio Nommo ekibi, sadece duvarınızı desen ve renklerle kaplamıyor, size özel sanatsal bir çalışma ile evinize misafir oluyor. Son dönemde Türkiye'de kuracağımız için sık sık dekorasyon araştırmaları yapıyorum. Ve beni en çok heyecanlandıran noktalardan biri de duvar kağıtları oldu. Studio Nommo'dan mutlaka birşeyler alacağım kesin..
Amerikalı ressam Mark Innerst, kendi gözünden New York - Manhattan'ı tarif ediyor. Innerst'ın şehir manzaralarında çoğunlukla doğal ışıklar, natürel renkler, dumanlı mavi ve toprak tonları ağırlıkta. Ayrıca manzara çalışmaları da olan sanatçı, bu tür denemelerinde yer ve gök birleşiminde New York'u tasvir ediyor. York ve Pensilvanya'da büyümüş, 25 yılı aşkın bir süredir de New York'ta yaşayan ressam eserlerinde siyah-beyazlı televizyonların büyüsünü yakalamaya çalıştığını belirtiyor.