dolce gabbana etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
dolce gabbana etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10.01.2012

Reklamlar: 2012 Ilkbahar

1 aydan fazla bir süredir 2012 İlkbahar için hazırlanmış olan reklam kampanyaları ortalarda dolaşıyor. Her gün bir yenisiyle karşılaştığım için hepsini olmasa da, en azından bir kısmını biriktirip öyle sizlerle paylaşmak istedim. Böylece kıyaslamak ve fikir sahibi olmak daha kolay oluyor.

Reklam kampanyaları ülkemizde henüz çok fazla önemsenmeyen bir konu olsa da aslında, gişe rekorları kıran bir filmin fragmanı kadar önemli. Ne çok abartmak lazım, ne de çok saklamak. Ama işler her zaman söylendiği kadar kolay olmuyor, az sonra göreceğiniz gibi bazı reklamlar çok hoş olurken, kimileri göze hiç hitap etmiyor.

Burayı çok fazla işgal etmemek için elimdeki tüm fotoğrafları Facebook'a yükledim. Ordan istediğiniz gibi beğenip, beğenmeyip yorum yapabilirsiniz.. Hepsi hakkında az çok konuşacak, gözüme hoş gelenleri el üstünde tutacağım :)

Armani ve MaxMara benim için fazla maskülen. Normalde daha farklı olan tarzlarını reklam kampanyası çekimleri konseptince mutasyona uğratmamak lazım, yazık.

Dior, Emporio Armani ve MaxMara Studio olması gerektiğinden daha fazla editorial tadında. Gisele Bündchen'i kullanan Versace ve Salvatore Ferragamo reklamları ise birbirinin devamı gibi. Chanel gibi Karl Lagerfeld imzalı Fendi reklamı dikkat çekmiyor.

MaxMara Studio reklamı gerçekten çok ilginç. Elimde 14 adet rekalm fotoğrafı bulunan çekim, editoriali geçtim lookbook hatta komlpe koleksiyon şeklinde. Reklam dediğin 3-5 fotoğraflı olmaz mı?

Tom Ford, Nina Ricci, Alberta Ferretti, Gucci ve Bottega Veneta sönük bulduklarım arasına girerken; matador şapkası ile colosseo önünde poz veren turist edasıyla Moschino reklamına hiçbir anlam veremedim.

Gelelim beğendiklerime.. Karl Lagerfeld elinden çıkma Chanel reklamları yaratıcı ve her zamanki gibi klas bir görüntü sergiliyor. Geçen seneki Madonna'lı çekimlerin bir devam filmi niteliğindeki Dolce & Gabbana reklamlarının bu seneki yıldızı Monica Bellucci. Klasik İtalyan ailesi temasıyla göz dolduran reklamlar şimdiden bir hayran kitlesi kazandı bile.. Valentino ve Roberto Cavalli 4'lü yapmış durumda. İkisinin de reklam fotoğraflarında sürekli bir 4 modelli kompozisyon söz konusu. Cavalli reklamındaki Naomi Campbell'in onca sansasyondan sonra hala prim yapabiliyor olması ise şaşırtıcı.

Proenza Schouler aslında lookbook gibi ama çizgiyi öyle güzel tutmuşlar ki, reklamlıktan çıkıp gözü yormuyor. Geçen sene en beğendiğim reklamların sahibi Mulberry yine bu seneki istikrarını koruyor ve benzer modeller, benzer konseptler ise beğenimi kazanıyor. Ama favorim Jil Sander. Nasıl yaratıcı, nasıl sanatsal, nasıl herşeyi yerli yerinde olduğunu görünce bana katılacaksınız..

Karşınızda 2012 İlkbahar reklam kampanyalarından beğendiklerim, ve devamı Facebook'ta..


3.12.2011

Neden kendimizi hice sayiyoruz?


Bugünün Hürriyet'in Look ekinde Zeynep Erdoğan ile ilgili bir yazı okuduktan sonra birkaç şey söylemek, eklemek hatta düzeltmek istedim.

"Avrupa meraklısı" klişesiyle cümleme başlamak istemezdim ama, malesef hislerimi gerçekten yansıtan tek şey bu. Hepimiz bayılırız değil mi yurtdışında ün salmaya, adını duyuranların ardından "vaaaay be" demeye. Ben aslında bunun böyle olmadığını, herşeyi gözümüzde kendimizin büyüttüğünü, ordaki insanların bizden çok da farklı ve muhteşem olmadığı kanısındayım.

Belki sizler de bir yerlerde görmüşsünüzdür ama ben yine de hatırlatayım. Pek çok Amerika ve Avrupa çıkışlı ünlü markaların, tasarımcı ve moda evlerinin bünyesinde en az 1 Türk çalışan bulunuyor. Kimi kalıp, kimi tasarım, kimi dikiş, kimi ise markanın imajı üzerinde söz sahibi. Ve bu hiç de sıradışı ve imkansız bir durum değil. Öncelikle kendimize olan saygımızın ve güvenimizin sağlam kalması için bunu kabullenmeliyiz.

Gelelim bugün gördüğüm yazıya.. Look ekinin 9. sayfasını açarsanız siz de görürsünüz ki, sanki Zeynep Erdoğan'ı övüyormuş gibi gözüken yazıda ben daha çok yerin dibine sokulmuş bir tasarımcı görüyorum. Dolce&Gabbana'nın Spiga 2 adlı Multi Brand Store'unda Zeynep Erdoğan'ın 2012 Kış koleksiyonundan parçalar satışa sunulacakmış. Öncelikle kendisini tebrik ediyorum :)

Ama sanılanın aksine bu çok şaşırılacak bir durum değil. Nasıl ki bizde Beymen ve Vakko'nun özel mağazaları, yabancı tasarımcıların ürünlerini getirip daha kolay ulaşılabilir hale getiriyorsa; bu da ondan farklı bir durum değil. Nasıl ki bizler Milano, Paris, Londra ve New York başta olmak üzere pek çok moda haftasında yer alan tasarımcıları takip ediyorsak, onlar da bizi takip ediyor. Çünkü Zeynep Erdoğan gibi pek çok tasarımcı-genç tasarımcı moda konusunda sesini duyurabiliyor.

Bu tür şeyleri tebrik etmek, desteklemek, sevinmek tabii ki asıl yapmamız gereken ve doğal olan tepkiler. Ben sadece bunların çok enteresanmış gibi yansıtılmasına karşıyım.

Son olarak eklemek istiyorum ki yazıda geçtiği gibi "Domenico Dolce ve Stefano Gabbana'nın tüm tünyadaki tasarımcılar arasından özel araştırmalarla seçtiği isimler.." değil. Spiga 2 adlı bu mağaza için çalışan, D&G ekibi tarafından seçilmiş kişiler yapıyor bu araştırmaları. Yani markanın sahipleri oturup, tüm dünyadaki tasarımcıların koleksiyonlarını teek tek incelemiyor.

13.07.2011

Gunes Gozlugunde Son Trendler

Neredeyse bir aydan fazla süredir kendimi yiyip bitirdiğim, arayıp da bulamadığım ipuçlarına sonunda kavuştum. Bugünün konusu, yazın vazgeçilmez baş aksesuarı olan güneş gözlükleri.. 

Aslında bana bir ömür boyu yetecek güneş gözlüğüne sahibim. Ama yine de son bir aydır yeni bir arayış içerisindeyim, ve kötü haber: hiçbir fikrim yok! (-tu) Ta ki şu ana kadar.. Siz de klasik güneş gözlüğünüzün yanına bir yenisini eklemek istiyorsanız, mutlaka 2011 yazının güneş gözlüğü trendlerine önem vermelisiniz. Muhteşem parçlar var!

Yuvarlaklar

70'lerin hippi görünümünün çok ötesine uzanabilen, özellikle deniz kenarında pek çok gözlük gibi sizi bunaltıp terletmez, yuvarlak ve ince çerçeveli gözlükler.

Geçen yazdan kalan boho etkisinin de devam ettiği şu günlerde, uzun desenli elbiseler, parmak arası sandalet ve hasır şapkalarla her türlü mükemmel uyarlar.

Bende var, üstelik vintage. Tavsiye ederim..

Üst: The Row by Linda Farrow
Alt: Persol


Barok Esintileri

İlk olarak Spring 2011 Prada defilesinde gördüğümüz, günümüzde barok akımının öncüsü sayılabilecek bu mükemmel gözlükleri taşımanın biraz cesaret istediğinin elbette farkındayım. 

Ama yine de konu moda olduğunda cesur olmak gerekir. Uzun süredir alsam mı almasam mı diye vitrinden incelediğim gözlüklerden biri olduğunu söyleyebilirim. Ve kesinlikle maskülen bir takım veya resmi-şık bir kombine çok yakışacağını düşünüyorum.

Üst: Prada
Alt: Emilio Pucci 

Tam Daire 

İşte karşımızda her yüz tipine yakışmayacak bir gözlük. Mesela bana asla yakışmıyor. Yuvarlak yüz hatlarına ve hafiften dolgun yanaklara sahipseniz hayal dahi etmek yasak! Çizgi film karekterinden başka bir şeye benzemiyorsunuz..

Ben özellikle Chloe'nin bu tarz bir gözlüğüne vurgunum ama ne yapalım, kader. Kullanamasanız bile, bu yazın favorilerinden biri olduğunu bilmelisiniz.

Üst: François Pinton
Alt: Tom Ford

Color Block

Her ne kadar etrafımda sürekli olarak renkli Ray-Ban Wayfarer'larıyla dolaşan, binlerce genç çoluk çocuk görsem de vazgeçemiyorum. Kırmızı Wayfarer sanırım benim çocukluk aşkım.

Özellikle color block trendinin iyice yaygınlaştığı günlerde bir adet renkli gözlük edinebilirsiniz. Yalnız her an çantanızda taşıyıp, güneş çıktığında takabileceğiniz türden bir gözlük değil. Üstelik önümüzdeki yaza modasının geçmesi muhtemel. Dediğim gibi bende var, ama şiddetle tavsiye edemiyorum.

Üst: YSL
Alt: Versace

KediGözü

Yine Prada'nın öne sürmüş olduğu ve benim bayıldığım bir gözlük çeşidi. Cat eye denilen bu gözlük çeşidi kesinlikle favorim. Kendinizi Breakfast at Tiffany's filminde hissedeceğiniz bu gözlüklere en kısa sürede sahip olmalısınız.

Her an takabilir ve kendinizi mükemmel hissedebilirsiniz. Ben Fossil'den aldım. Şeklinden çok memnun olmasam da, gözlük kalitesi olarak pek çok markadan daha üst seviyede. Daha iyisini bulana kadar, en iyisi bu mantığı içerisindeyim.
Üst: Chanel
Alt: Ralph Lauren
Kaplumbağa?

Açıkçası bu dünya harikası gözlüğe neden kaplumbağa denildiğini çözemedim. Benim bilmediğim zamanlarda, bir çizgfilmdeki kaplumbağa ve onun kaşlarına benziyor olabilir.

Özellikle Ray-Ban'in Clubmaster versiyonuna hayranım diyebilirim. Son zamanlarda en çok gözümün kaydığı, gidip gelip deneyerek tezgahtar kızı verem etme olasılığımı arttıran güneş gözlüğü işte bu. Oldukça havalı ve soğukkanlı gözükmenizi sağlar. Özellikle yırtık jean şort, beyaz bol gömlek ve krem rengi fötr şapka ile gözümde canlandığını farkediyorum. Sanırım yarın ilk işim gidip almak olacak.

Üst: Dolce & Gabbana
Alt: Ray-Ban

Kemik Rengi

Natürel tonlarda bir gözlüğünüzün olması size asla zarar vermez. Pek çok şekilde kullanabilirsiniz ve modası asla geçmez. Geçse bile aşırı baskın bir model olmadığı için yıllarca kullanabilirsiniz. Zaten adı üzerinde Natürel.

Evladiyelik dediğimiz türden bir gözlük haline getirebilirsiniz. Kaliteli ve sağlıklı bir markadan alıp, en sık kullanılan gözlük sıralamasında siyahın yerine koymak mantıklı olabilir. Tavsiye ediyor muyum bilemedim. Olsa da olur, olmasa da olur.

Üst: Alexander McQueen
Alt: Miu Miu







viastyle.com
   

  • Doğum Hikayemiz - 40+4 e geldiğim 23 Aralık gecesi 7-8 defa sancı benzeri bir ağrı beni uyandırdı ama uykuma devam edebildim. Sanırım saatte 1 geliyordu. Sabah 7.35’te Uğu...
    12 yıl önce

Her Hakkı Saklıdır © Bu sitede yer alan hiçbir veri, izin alınmadan kopyalanamaz, başka bir yerde yayımlanamaz.



Web Analytics